19 Haziran 2010 Cumartesi

öyle böyle

umudum var, hayal kırıklıklarımı yapıştırarak yaptım
düşlere daldıkça bunaldım, yine de bıkmadım sözlerinin matlığından
düşlerininse saydamlığından...
titrek mum ışıkları gibiyim, hayatın ucundayım
düşmemek için halatlar düğümledim kanımdan...
buzdan sözlerini öptüm hiç korkmadan
yapıştı dilim sözlerine, bense kaderine
Ben göremedim hiç senin rengini, göstermediklerin kadardın gözümde
Suskunlukların darp etti hep birbirini, ama her gün adım attın içimdeki ölümsüzlüğüne
sayıkladım dipsiz rüyaların ev sahipliği yaptığı uyku kokulu baygınlıklarımda
"hep tut ellerimi!"
-"asla"
Ah kalbi büyük aklı küçük sevgili
sen artık yalancı çobansın, sana kim neden inansın?
bana hatıra bıraktığın seslerin sırtımdaki yük gibiydi,
sana erişebilmek için uzanan ellerden ibaretti
benliğimse.
iki kapının arasında atıyor damarlarım
dudaklarından dökülsün mü şarabım?
anahtarlar bende
bir yarım çığlık atıyor hala "gel" diye
ruhundan içeri giriyor öbür yarım...
gizlice..
üzülme, ben hala burdayım.
hala yanındayım.
hep yanındayım.
sonunu bildiğin bi oyundu cehennem ateşi üstündeki dansım
görmediklerim kadardın kalbimde, sana sahip olabilmekteydi aklım
çıplak ayaklarım kül olmadan önce
sevmediklerin kadar sevdim, sen hiç görmesen de...
kalabalığa karışmak için yalnızlığıma tecavüz ettim her seferinde.
hepsinde.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder