17 Aralık 2010 Cuma

bulamaç gibiyim

hatta bu bulamaçlıkan bugünlerde midem bulanır oldu..nefret ettim tiksindim ilk defa bugünn.. karışık duygular ah ne de kötü düzelmek umut..

20 Kasım 2010 Cumartesi

orange

ve artık turuncuyum(:    <3 <3

15 Kasım 2010 Pazartesi

what is this? :s

Danışmanı Olmayan Danışman Yardımcısı??

:/

belki


de dünde sevmeliydim seni..



küçüğüm bilemedim dediğimde belki affederdi tanrı ikimizi..

benim elimde sarı saçlı bebeğim senin elinde oyuncak bir tabanca anne babacılık

...oynardık bir çiçek bahçesinde o zaman..o zaman bozar bozar tekrar kurardık

oyuncak hayatımızı..sen papatyalardan taçlar yapardın bana belki..ben adını

bilmediğim otlardan akşam yemeği..geçinir giderdik gül gibi...

Realty

Yaşadıklarım, geçmişim hepsini bi anda silip atmak istiyorum.Bu güne kadar hiç bi yaptığımdan, yaşadığımdan pişman olmamışken bütün yaşanmışlıkları silmek istiyorum; zihnimden,ruhumdan,bedenimden... Ne çok kirletmiş hayat beni..Ya da ben kendi kendimi...
    bazen çok mantıklı davrandığımı düşünüyorum ya da duygularımı davranışlarıma karıştırmadığımı.Ama pek uzun sürmüyor.yine ve yeniden duygular esir alıyor davranışlarımı.. Ayıkken söylemesem bile sarhoşken bütün bilinç altım dökülüyor sözcüklerimle (: .. Ha değiştim ha değişeceğim derken birilerine bağlanmaktn alamıyorum kendimi.Oysa ne de çok seviyorum yalnızlığı... Evet çelişiyorum kendimle biliyorum ama bunu bile bile yapmıyorum ya. Belki de kırılan bişiler birilernde onarılmak istiyor engel olamıyorum.Aslında kendi kendimlede gayet güzel yaşayabilirim.İlla birilerine bağlı ya da ait olmak zorunda değilim. Bi insan kendini sevmeli önce denir hep cidden öyle neden kendimizden çok severiz ki karşımızdakini neden o kadar çok taviz veririz.

         Sanırım en iyisi yalnızlık hemde yapayalnızlık..

14 Ağustos 2010 Cumartesi

"Did you ever go clean?"

İçimde hafif bir hüzün. Hafif yeni başlangıçlar mutluluğu. Hafif bir ümit. Hafif tiksinti. Bulamaç gibiyim.

üniversiteli oldum sanırım .. 12 senenin acısı buymuş meğersem.. birde kazandığımda alcağım ödül konusu var.. işte o bende yok.. ödülüm yada içime sıçılması şekli annemlerin buna sevinmesi.. ne zaman yanımda olcaksınız? giderayak bi kere sevin! :(

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Kabız

Öyle boktan bir herifsin ki
Sıçsam seni içimden söküp atarım.
Ama öyle bir yerdeyim ki
Ne tuvalet var, ne kuytu bir köşe

Yer arayışı

Beni hayatının neresine koyacağına karar veremiyorsun ya hani
amıma koyuyorsun farkında değilsin,
öyle de pişkinsin.

Ben Sana

Ben sana bok demem, Boklar duyar ar eder. Bir zerren düşse boka, Onu da mundar eder.
Tanrı senin hamurunu Necasetle yoğurmuş, Anan seni s.ç.r iken Yanlışlıkla doğurmuş. Neyzen Tevfik

zırvalayış

Volkan Ψ lan ben 9 kere avadarı izledim!

  • Gökçe şak şak şak!

  • Volkan Ψ ben makina mühendisiyim!
  • Gökçekaldırım mühendsliğinin bi dalı olan makina mı? asasdfrtrtfr:D

  • Volkan Türe Ψ oluuum ben ufo gördüm!

  • Gökçe  masum köylü peh!

  • VolkanΨ referandum boklusu nolcak ki!

  • Gökçe hayır demeyene sıçılcak!

  • Volkan Ψ ozaman açalım şarabımmızı kadın!
    avuçlarımdan iç suyunu meryem!
    O akladı bizi
    adem yedi ayvayı!
    kovulucak yer zaten yok İDİ!

  • Gökçe  ‎(Y)

 

no comment..

dün çok güzeldi.. hüzünlenemedim bile (: bekleyiş...ikilem.. arada kalmışlık... ne zor şeymiş be heyhaaatt.. olsun beklemeye razıyım (:

6 Ağustos 2010 Cuma

iyimserlik abidesi

Pollyanna'nın uyuşturucu kullandığını düşünüyorum !

14 Temmuz 2010 Çarşamba

YANITLA:

neydik biz?


SAYIKLA:
pireyken bittik biz!

8 Temmuz 2010 Perşembe

time..

Soru işaretleriyle boğuştum önce… Ardından ünlemler önüme dikildi…
Noktalandım!
Saat seni sen geçiyordu… Zamanın ötesi berisi sendin ve geç
kalmamıştık
bana kalırsa… Bana kalmadı…

2 Temmuz 2010 Cuma

hayatımın belli dönemlerinde gelip içine etmeyi başaran adam

yine bok içindeyim...

beklemece..

29.06.2010 itibariyle yeni işime başlamış bulunmktym.. ilk iki gün ayaklarımı hissetmyck hadde kadar gelmş olsamda mutluyum yahu(: bal^m yetioo ..son 13...

22 Haziran 2010 Salı

Düş..Tü..!


Doluyum ..Hemde çok..! Nereye boşaltsam kendimi içimde
yeniden dolan, artan ve boğan bişeyler..Nereye dokunsam saçma..!
Müziksizde yaparmış insan.Hİç yemesem acıkmam..Bir film müziği geliyor
kulağıma sadece..Bana küçük şehirlerin imkansız hikayelerini
...anlatıyor..Oraya hapsettiğimiz minik anıları bir de..Acıklı geliyor
insana bu saatlerde .Onları bir daha yaşayamamak ölüm gibi
birşey..İçimde bişeyler burkuluyor..Bir damla düşecek gibi
gözlerimden..Düş..Düşüyo..Düş..Tü..!
Yalnızım..Haketmediğim kadar
üstelik..Hani o üstüne toz kondurmadığım kendimi dinleme saatlerim
bunaltıyor artık..Susmak istiyorum..Başkaları anlatsın istiyorum bana
kendimi..Başkaları söylesin şarkılarımı..Onu başkaları sevsin..Fİlm
müziği devam ediyor..Hayatım gibi..Acıklı geliyor bu saatlerde..Şimdi
uzak şehir odalarında ne yaptığını bilmediğim insanlar geliyor
aklıma..Şuanı yaşayan..Benim gibi olanlar..Yoksa yalnız değilmiydim ben ?

20 Haziran 2010 Pazar

This is for you daddy..

bugün babalar günü...seni seviyorum baba..herşeye herşeye rağmen..hala benim kralımsın,bense prensesin...çok uzağız yanyana olsakta biliyorum ama içimde hiç bitmiceksin..seni seviyorum baba

      bu şarkı sana gelsin..
http://fizy.com/s/1dekn6#s/103epe

shit life

'Belki de dedikleri gibi "kaçık" tım biraz. Ama içimde gerçek bir şeyler olduğuna dair bir duygu besliyordum. Sertleşmiş boktu içimdeki belki, ama onlarda o da yoktu.

19 Haziran 2010 Cumartesi

kaçar gelir pişmanlıklar en zayıf anında

yakınlık beni yoruyor.
mesafeler de bana göre değil.

iki nokta arasında sıkıştım kaldım.
ne yakın ne uzak.
hem yakın hem uzak.

kişilik savaşı değil de yaşam savaşı veriyor olsaydım en azından kendimden daha memnun olurdum.

bir de pişmanlıklar evet.
düşünmeyi bırakmayı uzun zamandır istiyordum.
zaman geçmiş ben geçememişim, zor.
yine de geç sayılmaz tabi.

yarından itibaren değişiyorum.
nokta.
ve yalan

to be human

hava aldıkça sızlayan bir diş var içimde.
susmam bundan,
konuşmam bundan.
ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata.
insan olmuştum ilk o zaman...

sonumuz hayrola

ve sınav bi güzel girer..bedensel ve ruhsal olarak sifonu çekilmiş bok gibi halim..nereye gittiği belli değil..

Gözyaşından çorba olmaz ama… Dilin, damağın yanar tuzdan… Soğutamazsın…

Zamanın dövdüğü bir hüzün ustasıyım ben…
Kelimelerim tuğla tuğla...
Her satırbaşında turuncu intihar hissi...
Aklım, dilim, cümlelerim hep geçmişte…
Geçmiş geçmiş de…
Ben geçemiyorum ki…
Bazen duruyorum yürüdüğümüz bir yerde…
Ayaklarımız diyorum, bir ara aynı anda buradaydı…
Beraber bastık bu toprağa…
Sahi var mıdır o günden bugüne kalan bir toprak zerreciği?
Tuhaf tutsaklığımın, her şeyden sen çıkarışımın şahidi kalmış mıdır etrafta?



Gidişine türlü anlamlar yükledim…
İstesem kalırdın…
İstesen kalırdın…
Gözyaşımdan düğümler attım açılması zor olsun diye umudun…
Ama sevdim yine de…
Seninle alakalı ne varsa sevmeye devam ettim…
Son buluşmamızı sevdim…
Tam giderken, beni elimden tutup çeken seni sevdim…
Sarılmamızı sevdim…
Arkama dönüp bakamamayı…

Bir yıldönümü gününde, engel olamadım kendime yoldan döndüm...
Sen olmasan da sana giden yoldaydım, hatta birazdan evinin önünde…
Ağlayarak söndürdüm yeni yasımın mumlarını…
Kutlu olmadı ama!..



Biliyorum biz geçtik sevgilim…
Bizden geçti…
Başka hayatların insanlarıyız artık…
Başka umutların…
Başka adam…
Başka kadınların…
Tamam da, silebilir misin yaşadıklarını?
Boyayabilir misin siyahla neşeli günlerimizi?
Çıkarıp yüreğimi, kanımın söndürdüğü ateşlere atabilir misin, yangında ilk kurtarılacakken…
Yıllar sonrasına yatırılmış acılarımız var artık karanlık mahzenlerde…



Işık mı en hızlıdır, ses mi kıyasında; açık farkla galip gelir o anda, hiç hesapta yokken acı…
Acı hızlıdır acı…
Yaşananlar bir çırpıda, dirhem dirhem koparır etini…
Ama ne çare; gurur engel olur…
Giyilen sahte mutluluk elbisesinin düğmeleridir tebessüm…
Boğazın düğümlenir…
Soğuk bir merhabadır dildeki…
Ama öpmek, içine çekmek istersin dudaklarından hasretini…
"Devam etseydik, tüketseydik bu kadar güzel olur muydu" gözlerinde birikir...
“Neden yok ettik birbirimizi” ağzına gelir…
Susarsın, öfken hükmen mağlup olur sevdana…
Üşürsün…
Çok üşürsün…
Gidene, kalana, mizahı olmayan haline üşürsün…
Öyle ki…
"Karda donmak üzeresin(dir)...
Uyumak tatlı geliyor(dur) ama...
Sen öldüğünün farkında değilsin(dir)" *

öyle böyle

umudum var, hayal kırıklıklarımı yapıştırarak yaptım
düşlere daldıkça bunaldım, yine de bıkmadım sözlerinin matlığından
düşlerininse saydamlığından...
titrek mum ışıkları gibiyim, hayatın ucundayım
düşmemek için halatlar düğümledim kanımdan...
buzdan sözlerini öptüm hiç korkmadan
yapıştı dilim sözlerine, bense kaderine
Ben göremedim hiç senin rengini, göstermediklerin kadardın gözümde
Suskunlukların darp etti hep birbirini, ama her gün adım attın içimdeki ölümsüzlüğüne
sayıkladım dipsiz rüyaların ev sahipliği yaptığı uyku kokulu baygınlıklarımda
"hep tut ellerimi!"
-"asla"
Ah kalbi büyük aklı küçük sevgili
sen artık yalancı çobansın, sana kim neden inansın?
bana hatıra bıraktığın seslerin sırtımdaki yük gibiydi,
sana erişebilmek için uzanan ellerden ibaretti
benliğimse.
iki kapının arasında atıyor damarlarım
dudaklarından dökülsün mü şarabım?
anahtarlar bende
bir yarım çığlık atıyor hala "gel" diye
ruhundan içeri giriyor öbür yarım...
gizlice..
üzülme, ben hala burdayım.
hala yanındayım.
hep yanındayım.
sonunu bildiğin bi oyundu cehennem ateşi üstündeki dansım
görmediklerim kadardın kalbimde, sana sahip olabilmekteydi aklım
çıplak ayaklarım kül olmadan önce
sevmediklerin kadar sevdim, sen hiç görmesen de...
kalabalığa karışmak için yalnızlığıma tecavüz ettim her seferinde.
hepsinde.